Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

İSLAMDA AKRABA



İSLAMDA AKRABALIK

AKRABA: kan bağının, akrabalığın, ilişkilerinin önemini inkâr etmez. Bunları kabul ederek bağların güçlendirilmesini, ilişkilerin geliştirilmesini öngörür. Bu nedenle Kur'an'da mü'minler akrabalık bağlarının kesilmemesi konusunda uyarılır:

AYET: "Allah'tan ve akrabalık (bağlarını kırmak)tan sakının." (en-Nisa /1) Muhammed suresinde ise akrabaları ile bağlarını kesenler şiddetle uyarılır ve akrabalık bağının kesilmesi münafıklık alameti olarak gösterilir ve şöyle buyurulur: "Demek iş başına gelecek olursanız, yeryüzünde bozgunculuk yapacak, akrabalık bağlarını koparacaksınız öyle mi? Onlar Allah'ın lânetleyip sağırlaştırdığı, gözlerini kör ettiği kimselerdir." (Muhammed suresi / 22-23)

 AYET:Kur'an'a göre mü'minler kardeştirler (el-Hucurât /10) ama; akrabalar birbirine daha da yakındır:

AYET:"Rahim sahipleri (kan akrabaları) Allah'ın kitabına göre birbirine daha yakındırlar" (el-Enfal/75).

AYET: "Rahim sahipleri (anne tarafından akrabalar) da Allah'ın kitabında birbirlerine öteki müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar" (el Ahzab/6) Bu nedenle birbirlerinin mirası hakkında öncelikle hak sahibidirler. Ancak bunun dışında da akrabaların gözetilmesi, onlara yardım edilmesi gerekir:

AYET: "Allah adaleti, ihsanı, akrabaya vermeyi emreder." (en-Nahl /90) "Sizden fazilet ve servet sahibi kimseler, yakınlığı bulunanlara, yoksullara, Allah yolunda göç edenlere bir şey vermemeye yemin etmesinler..." (en-Nur, 24/22).

 HADİS:Rahim (akrabalık bağı) Rahman'dan bir bağdır. Kim bunu korursa Allah onunla (rahmet bağı) kurar, kim de koparırsa, Allah da ondan (rahmet bağını) koparır." (Kaynak: Tirmizi, Birr 16, (1925); Ebu Davud, Edeb 66, (4941) Ravi (r.a.): Abdullah İbnu Amr İbni'l-As)

HADİS:Resulüllah (sav) buyurdular ki: "Nesebinizden sıla-i rahm yapacaklarınızı öğrenin. Zira sıla-i rahim akrabalarda sevgi, malda bolluk, ömürde uzamadır." (Kaynak: Tirmizi, Birr 49, (1980) Ravi (r.a.): Ebu Hüreyre)

 HADİS:Resulullah (sav) buyurdular ki: "Fakirlere yapılan tasadduk bir sadakadır, ama zi-rahm'a (yani akrabaya) yapılan ikidir; Biri sıla-i rahim, diğeri sadaka." (Kaynak: Nesai, Zekat 82, (5, 92); Tirmizi, Zekat 26, (658); İbnu Mace, Zekat28, (1844) Ravi (r.a.): Selman İbnu Amir)

Allah, insanlara kötülük yapmaktan sakınmalarını emretmiş; zulmü, zorbalığı, öldürmeyi, kan dökmeyi yasaklamıştır. Allah'ın bu emrine uymayanlar, ayette geçen ifadeyle "şeytanın adımlarını izleyenler" olarak nitelendirilmiş ve açıkça Allah'ın haram kıldığı bir tutum içerisine girmişlerdir. Kuran'da bu konudaki birçok ayetten bazıları şöyledir:

 AYET:"Allah'ın ahdini, O'na söz verdikten sonra bozanlara, Allah'ın birleştirilmesini emrettiği (akrabalık bağlarını) koparanlara ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlara gelince, işte lânet onlaradır. Kötü yurt cehennem de onlaradır."(Rad,13/25)

 AYET:"... Allah'ın verdiği rızıktan yiyin, için yalnız azıp yeryüzünde fesat çıkarmayın" (Bakara Suresi,2/ 60)

 AYET:"Yeryüzü düzene girdikten sonra bozgunculuk yapmayın. Allah'a azabından korkarak, lütfunu umarak dua edin. Şüphesiz Allah'ın rahmeti iyilik yapanlara pek yakındır." (A'raf Suresi, 56)

 Resûlullah efendimiz, Müddessir sûresinin nazil olmasıyla, insanları İslam dinine davete başlamıştı. Bu daveti gizli yapıyordu. Bir müddet sonra da:

AYET: "Yakın akrabanı Allahü teâla'nın azabı ile korkutarak, onları hak dine çağır" (Şu'ara sûresi: 214) mealindeki ayet-i kerime nazil oldu. Bunun üzerine Muhammed aleyhisselam, akrabalarını dine davet etmek için Hazret-i Ali'yi gönderdi ve hepsini Ebu Talib'in evine çağırdı ve onları hak dine çağırdı.

 İslâmiyet gerek İslam'a davet konusunda, gerek iyiliği emir ve tavsiye konusunda gerekse yardımlaşma ve dayanışma konusunda hep yakından uzağa ilkesini takip etmiştir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder